9 Nisan 2012 Pazartesi

Müze Gezisi

Panorama 1453
Türkiyenin İlk Panoromik Müzesi

İstanbul’un fethi, bir kahramanlık destanı olduğu kadar aynı zamanda üstün bir mühendislik zekasının da ürünüdür. 1453 yılına gelindiğinde Bizans her ne kadar eski gücü ve kudretinden uzak olsa da, kendisini dünyanın en sağlam ve iyi tasarlanmış surları ile çevirmişti. Aynı zamanda deniz yoluyla Avrupa’dan da, kuşatma altındaki şehre yardım geliyordu.

Buna karşılık kendisi de bir mühendis olan Fatih Sultan Mehmed, çağının en modern ordusuna sahipti. Bir kısmını Osmanlı Sultanı’nın bizzat tasarladığı toplar ile günlerce dövülen surlar, Akşamseddin’in orduya yaydığı manevi coşku ile gediklere hücum eden Türk askerlerinin göğüs göğüse çaprışmalarına sahne oldu.

Panorama 1453 Tarih Müzesi, “Topkapı Kültür Parkı”nın bulunduğu yerde açılmıştır. 31 Ocak 2009 tarihinde açılan müzenin tasarımı ve projelendirmesi 2003’te, uygulama çalışmaları ise 2005 yılında başlamıştır. Müze 2008 yılında 5 milyon dolarlık bir maliyetle tamamlanmıştır. Aynı zamanda Türkiyenin ilk ponaramik müzesi olma özelliğine sahiptir. Müzenin fikir sahibi ve projenin koordinatörü ressam Haşim Vatandaş’tır. Müzenin panoramik resim çalışmaları 8 sanatçı tarafından yapılmıştır.

Panoramik olan bu resimde 10.000 figür çizimi yer almaktadır. Resimin surlarındaki yıkılmış kısımlar ve bu bölgelerin büyüklükleri, İstanbul’un ilk belediye başkanı Hızır Bey’e, surların tamiri ile ilgili sunulan rapora göre çizilmiştir.








3.000 m2lik bir alan içerisinde çerçevesi yani sınırları olmayan 360 derecelik bir resim düşünün. Resmin en temel özelliği ona bakıldığında üç boyut etkisi uyandırması.Üç boyut etkisinin sağlanması için izleyici resme 14 metre uzaklıktaki bir platformdan bakıyor. Resmin 650 m2lik alanı gerçekten üç boyutlu ve alanda kuşatmada kullanılan topların, top arabalarının, barut fıçılarının taklitleri var. 2350 m2lik iki boyutlu resim alanı ise üç boyutlu bölgenin hemen arkasından başlıyor. Ayrıca resimde 100 yılı aşkın süre hiç eskimeden kalabilen pigment mürekkep kullanılmıştır.

İzleyici, müzedeki bu platforma çıktığında 10 saniye kadar sürecek bir şok yaşayabilir. Müzedeki panoramik resme ilk defa bakan kişi, optik alışkanlıkları nedeniyle eserin gerçek boyutlarını kavrayamayacaktır. Bu durum, resmin boyutlarını kavramayı sağlayacak referanslar, başlangıç ve bitiş gibi dayanak noktalarının bulunmamasından kaynaklanmaktadır. Müze, ziyaretçiye, kapalı bir mekâna girildiği halde, tekrar 3 boyutlu bir dış mekâna çıkılmış duygusunu yaşatmaktadır.

Benzerinden farkı da üstü kapalı olan tek panoramik müze olması. Panorama 1453 İstanbul’un fethini görsel bir şölenle anlatmakla kalmıyor, ışıklandırma ve ses efektleriyle de bizzat yaşıyor ve yaşatıyor.

Müzenin dirilttiği fetih sahnesinin en can alıcı ayrıntıları: suyla söndürülemeyen Rum ateşi, Bizanslıların çift başlı kartal sembolü, mehteran takımı, arka kısımda sıralanmış yeniçeri birlikleri… Ancak bir ayrıntı daha var ki, görmek için biraz çaba gerektirse de müzedeki görsel ambiyansı adeta kemale erdiriyor. Fatih Sultan Mehmet’in bulutlara saklanmış silueti, İstanbul’un fethinin bir “ideal” oluşunu da simgeliyor aynı zamanda.


Bakalım Fatih Sultan Mehmed'in bulutlara resmedilen portresini görebilecek misiniz?  
En kısa zamanda Fetih Park’ını ve müzeyi gezmenizi, o farklı duyguları ve İstanbul tarihine tanıklık etmenin heyecanını yaşamanızı tavsiye ediyorum.



4 Nisan 2012 Çarşamba

Toprak Sergen

Herşeyin Üstünde


“Her yerde rastlayabilirsiniz Toprak Sergen’e;
dağların zirvelerinde, göğün maviliklerinde, dans pistinde, sahnede, sinema salonunda, televizyonda, deniz kenarında…

Oyunculuk, seslendirme, sunuculuk gibi pek çok mesleği başarıyla yürüten Toprak Sergen, son dönemlerde yeni projesi “hersey.tv.tr” ile adından söz ettiriyor. Doğa, çevre, spor ve dans gibi farklı disiplinleri, alışılmışın dışında yaklaşımlarla ve eğlenceli bir anlatımla izleyiciyle paylaşıyor.

Tolga Çevik’in 2 mart’ta vizyona giren ‘Sen Kimsin’ adlı filmiyle birlikte uzun zamandır süren suskunluğunu bozan Toprak Sergen’le Arnavutköy sahilinde buluştuk.

Dalan, tırmanan, uçan, adeta yerinde duramayan Toprak’la, sohbet ettik. Türkiye’de farklı bir platform olan “doğa seni çağırıyor” adlı internet tv projesinden konuştuk. Televizyonculuk sistemine inanmadığını dile getirirken önümüzdeki yıllara damgasını vuracak yayın kanalının internet olduğunu söylüyor.


Hayatta güzel olan her şeyi yaşamayı seviyorum
Benim için hobi, hayat demek. Hayatta güzel olan her şey yaşanmalı. Mesela dalgıçlık yapıyorum, iki yıldız dalgıcım ve suyu çok seviyorum. Doğayla çok içiçeyim. Çok fazla bilinmeyen, tanınmayan yerleri görmeyi ve bilinmeyen insanları tanımayı içiçe olmayı seviyorum ama yine kendimi saklayarak gibi bir ikilem de yaşıyorum. Çünkü çok fazla insanlarla içiçe olmaya başladığınız zaman kendinizi kaybediyorsunuz. Oysa ben kendinizi kendinizde tutmanız gerektiğine inanıyorum. Ancak böylece iç dengelerinizi kurabilirsiniz. Ben, ben olmaya ve içimdeki beni korumaya çalışıyorum. Yoksa benlikten çıkarım. Tabii bunlar benim iş kolumla ilgili. Çünkü bende bir tane Toprak var, bir tane Toprak Sergen var. Oynadığım bir dolu karakter var. İnsanlar o rolleri farklı yorumlarken, Toprak’ı nasıl algıladıysa onu ona göre yorumluyor ve Toprak Sergen’i farklı yorumluyor. Bu tamamen onlara kalıyor yani.

Evlilik bana göre değil 
Şu anda tek olarak yaşıyorum ve evlilik bana göre değil. Evlilikte eşlerin neler bekledikleri çok önemli. Bu nedenle bizim toplumumuzda farklı farklı evlilikler var. Ben Türk toplumunun evlilik anlayışını bir kalıba koyamıyorum. Bence herkes kendi yaşantısını yaşıyor ve kendi evlilik anlayışını oluşturuyor. Ama bildiğim bir şey var evlilik kesinlikle bana göre değil.

Tam bir doğa aşığıyım
Doğayı ve doğadaki her şeyi seviyorum. Bütün hayvanların iyi ve güzel olanlarını seviyorum. 6 tane mini minnacık kuşum var. Hint bülbülü familyasında hepsi...



Kickboks ve tangoyla form tutuyor
Yaşımdan genç göstermem kendime bakmamla alakalı. Spor ve dans hayatımın vazgeçilmezleri. Kickboks ve tango ile uğraşıyorum. Sürekli antrenman formatında yaşıyorum. 40 yaşıma girmemle birlikte bambaşka bir bakış açısına kavuştum. Daha önceki Toprak Sergen’den çok farklı bir ruh haline sahibim. Hayata daha serin kanlı ve sakin bakabiliyorum. Sağ olsunlar insanlar daha önce yaptığım işlerden dolayı beni sevdiler. Hayran kitlem “Toprak bir şey yapacaksa farklı bir şey yapsın” diyor. Ben de farklılığın peşindeyim. İnsanların beni hep Toprak Sergen olarak tanımasını istiyorum ’x’ dizisindeki ’x’ karakter olarak değil.

“Doğa seni çağırıyor”
Günümüzde televizyon dünyasında kurulan kültürün tamamen karşısında duran Toprak Sergen, “Bu sistemin tamamen çökmesi lazım ki, yerine yenisi ve daha iyisi kurulabilsin” diyor. Bizdeki gibi 90 dakikalık dizilerin dünyanın hiçbir yerinde görülemeyeceğini ileri süren Sergen, “Bu sistem değişmeli ve değişecek de. Medya kendi içinde hep aynı şeyleri yapıyor ve sonuçta çok sıkıcı ürünler ortaya çıkıyor” diyor.

Senden, benden, bizden hersey.tv.tr 
Yayın mantığımız adı üstünde ‘’herşey’’i paylaşmak.
Daha önceki yaptığımız doğa seni çağırıyor bölümleriyle birlikte nisan ortasında 200. bölümümüzü kutlayacağız. Artık rüştümüzü ispat ettiğimizi düşünüyoruz İnternet üzerinde en çok izlenen platformuz ve daha da önemlisi herkesi bizimle birlikte olmaya davet ediyoruz. Konularımızı seçerken ilginç ve farklı olan herşey:) bizim için günün konusu olabiliyor. Tabii ki televizyon kafası izleme alışkanlığının dışında bi anlatım dili kullanıyoruz. 10 dakikadan fazla anlatmıyoruz hiç birşeyi. Kısa net ve hızlı...

Dahası Toprak Sergen’le doğa seni çağırıyor bu  oluşumun facebook’taki ‘’grubu’’... ve bu grupta 20 dakikada bir yeni bi şey paylaşıyoruz.

Herkesi mutlaka Toprak Sergen ile  “Doğa Seni Çağırıyor” facebook grubumuza bekliyoruz. Bu çok çok önemli bizim için, çünkü; dünyada en çok kullanan ülkeler arasında dördüncüyüz facebookta ve facebooku çok seviyoruz, teşekkür ediyoruz.

Katılmak ve katılınca bişeyler paylaşmak serbest. ki bu da sadece ‘’biz’’ varız mantığının dışında bişeyin uygulaması. Televizyon kafasına inanmıyoruz ama bişey yapmadan eleştiren tiplerden de olmak istemiyoruz. Bir anlamda bu yüzden de yapıyoruz ‘’herşey’’i :)

80 günde 1 milyon izlenme sınırını aştık.


Toprak Sergen’e Hayat Çekmeköy Dergisi’ne verdiği enerji dolu pozları için teşekkür ediyor ve başarılar diliyorum.